• DERGİ
  • KAMPÜS
  • PROFİLİM
  • Yazarlar
  • Künye

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Röportajlar
  • Kültür-Sanat
  • Moda
  • Sağlık
  • Gezi
  • Spor
  • Teknoloji

Ana Sayfa » Kültür-Sanat » Her kültürde, her inanışta kutsal: Annelerimiz…

Her kültürde, her inanışta kutsal: Annelerimiz…

Yazar: Editor    Etiket:  anne, anneler günü, anneler günü özel    Tarih:  Mayıs 6, 2011  |  Yorum yok



Adını dilimizdeki ilk hece yaptık, canımız yandığında ilk ona koştuk. Bazen üzdük, bazen sevindirdik, bazen onurlandırdık, bazen kızdırdık. Ama her ne olursa olsun, anne denilince hepimizin aklına gelen o sahne, o içten anne gülümsemesi…

Selin KISACIK

Doğduğumuz andan itibaren, onlar için hep bebek kalırız. Kundakta bir bebekken ne isek; 70’imize geldiğimizde de aynıyızdır onlar için. Yavruları için her türlü fedakârlığı yapabilen, dünyayı bir tarafa, yavrularını bir tarafa koyanlardır onlar. Her kültürde, her inanışta kutsaldırlar ve biz, onlara “ANNE” deriz.

Her Daim Yanımızda

Hasta olduğumuzda başımızdan bir dakika olsun ayrılmayan, geceleri hiç usanmadan belki de onlarca kez üstümüzü örten, mutluluğumuzda bizden daha mutlu olan, üzüntümüzde bizden daha çok üzülenlerdir anneler. Her daim yanımızdadırlar ve hep öyle olacaktır. Onlar, bizler için benliklerinden vazgeçip, hayatlarını adarlar. Biz iyi olduğumuzda iyi, biz kötü hissettiğimizde kötü olurlar. Sebepsiz korurlar bizi, her şeyden üstün tutarlar. Çünkü annelik, her daim yavrusunun yanında olmak, onu her şeyden üstün tutmaktır.

Kutsallığın ta kendisi…

Annelik o kadar kutsal bir şeydir ki, sahip olunabilecek tüm sıfatlardan daha üstündür. Hatta kutsallığın ta kendisidir. İşte bu yüzden, “Cennet annelerin ayakları altındadır”. Dünyada, anneden başka hiç kimse onun gibi koruyamaz, şefkat gösteremez. Bu yüzden hepimiz, ilk anne demeyi öğreniriz. Korktuğumuzda, sevindiğimizde, yalnız hissettiğimizde, hatta dertleşmek istediğimizde bile ilk annelerimiz gelir aklımıza. Onunla konuşmayı, içimizi dökmeyi isteriz. İnsanoğlu annesini öylesine benimser ki; sevgisinin tek sahibi olmak ister, hatta bazı zamanlar başka kardeşle bile paylaşmak istemez.

 Tüm Dünya’da genellikle mayıs ayının ikinci haftası kutlanan bu özel günün başlangıç hikâyesi de çok ilginç.

Anneler Günü Hikayesi

Öğretmen olan Anna Jarvis’ın 1905 yılı mayıs ayının ikinci pazarında annesini kaybeder. Annesine yeterince ilgi göstermediğini düşünen Anna, annesinin ikinci ölüm yıldönümünde arkadaşlarını evine çağırarak, o pazarın anneler günü olarak kutlanması fikrini ortaya atar. Arkadaşlarından ve geniş çevrelerden destek alan bu fikir 1908 yılında küçük çevrelerce kutlanılmaya başlanır. Anna, o gün etkinliklere katılan herkese, annesinin çok sevdiği o beyaz karanfillerden dağıtır ve o masumiyetin simgesi olan beyaz karanfil Amerika’da anneler gününün sembolü olarak kabul görür. Resmi kayıtlara geçmesi de uzun sürmez. Anna, yazdığı mektuplarla ulaşabildiği kadar gazete patronlarına, işadamlarına devlet adamlarına ve din adamlarına bu fikri anlatır. Fikir hemen kabul görür 1914 yılında zamanın başkanı Wilson’ın imzası ile senatodan onay alır. O tarihten sonra Amerika kıtasında resmi olarak kutlanmaya başlanır. Zamanla da diğer ülkelere yayılır bu özel gün ve birçok ülkede (bazı ülkelerde farklı tarihlerde kutlanmaktadır) mayıs ayının ikinci pazarı kutlanır. Türkiye’de ise resmi olarak 1955 yılında Türk Kadınlar Birliğinin girişimi ile kutlanılmaya başlanır.

Özel olduklarını hissettirin

Onlara özel olduğunu hissettirmekte her çocuğun görevidir. Siz de annenize, onun sizin için ne kadar değerli olduğunu anlatmak için geç kalmayın. Anneniz sizden çok uzak olsa da onu hatırladığınızı ve çok sevdiğinizi, onlara söyleyin. En azından kendi içinizde defalarca tekrar etseniz bile, eminim hissedeceklerdir.
Ben bu yazıyı yazarken annem, “Hadi kızım uyu artık sabah kalkamayacaksın” diye söyleniyor. Anneler hep böyle galiba… Yeri gelmişken, bende bu yazı aracılığı ile bana gerçekten her koşulda yanımda olduğunu hissettiren annemle birlikte tüm annelerin Anneler Günü kutlu olsun!

İşte Değişik ülkelerde kutlanma tarihleri;
Şubat’ın ikinci pazarı: Norveç
2 Şubat: Yunanistan:
8 Mart: Rusya, Bulgaristan, Romanya
8 Mayıs: Güney Kore
Mayıs’ın ikinci Pazar günü: ABD, Avustralya, Belçika, Brezilya,Kanada,Çin,Kolombiya, Çek Cumhuriyeti, Danimarka,Finlandiya,Almanya,Yunanistan,İtalya Türkiye,Ukrayna,Uruguay bu ülkelerden bazıları.


    Paylaş
Yazar hakkında
Editor

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız.


« Atakan Ilgazdağ JJ-Balans’ta
Üniversitedeki dostluğu müzikle buluşturdular: Gece Yolcuları »
  • Popüler Haberler

    • Sıcacık, enerjik, dobra ve tabi ki de güleç yüzlü: Saba Tümer
      O Türkiye’nin gülen yüzü; kahkahalarıyla milyonların içini ısıtan bir programcı......
    • Kısa süreli hafızaya uzun süreli çözümler
      Salondan mutfağa aceleyle gidip sonra neden mutfakta olduğunu düşündüğün...
    • “Fenerbahçeliler Kulübü” açıldı!
      Melis KARAAHMETOĞLU 2011 bahar dönemi ile birlikte Koç Üniversitesi öğrenci...
  • Fotoğraflar

  • Etiketler

    alo altın altın işçiliği atakan atakan ılgazdağ bahçeşehir barbaros şansal bilgi brezilya fönü bu moda hiç değişmez büyükada büyükada gezisi cilt cilt bakımı dans detoks detoks zamanı eğitim eğitim haberi eğitim çince Finlandiya finlandiya gezisi gezi işçilik koç kültür sanat kürkler meditasyon moda namaste röportaj saba tümer saç sağlık sağlık haberi sağlıklı saç suar suar modacı teknoloji telefon televizyon yeditepe yunanistan yunanistan gezisi çince
  • Giriş


    Parolanızı mı unuttunuz?
    Kayıp parola
    Vazgeç
  • Takvim

    Mayıs 2011
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Nis    
     1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    23242526272829
    3031  




 

 
© 2011 Kampüs Dergisi
Ege Basın Yayın Matbaacılık Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.
info@kampusdergisi.com