• DERGİ
  • KAMPÜS
  • PROFİLİM
  • Yazarlar
  • Künye

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Röportajlar
  • Kültür-Sanat
  • Moda
  • Sağlık
  • Gezi
  • Spor
  • Teknoloji

Ana Sayfa » Gezi » Dünya’nın öbür ucunda bambaşka bir dünya… TRAVEL IN CHINA

Dünya’nın öbür ucunda bambaşka bir dünya… TRAVEL IN CHINA

Yazar: Editor    Etiket:  çİN, ÇİN GEZİSİ    Tarih:  Mayıs 6, 2011  |  Yorum yok



Şu aralar Çin denince hemen herkesin aklına gelen ilk şey dünya ekonomisi üzerindeki etkisidir herhalde. Aslında haksız da sayılmazsınız. Benim de aklıma gelen ilk şey buydu eskiden. Ta ki ellili yaşlarında olan iş adamlarıyla dünyanın diğer ucu Çin’e gidene kadar. Ama elli yaşındaki iş adamları gibi sadece iş için gitmedim. Gezdim, eğlendim alış-veriş yaptım. O yüzden sıkıcı bir yazı diye endişelenmeyin, size, sıkıcı bir iş gezisini anlatmayacağım. 20 yaşındaki bir ben ve Çin gezisi…

Kasım Tekin

HAVADA 10 SAAT…

Çin’e gitmek için öncelikle süresi dolmuş olan pasaportumu yeniledim. Benim işim acil olduğu için jet vize aldım. Vize bir haftada hazırlanırken jet vize iki günde çıkıyor. Bu arada uçak biletimi de gelmişken halletmiş oldum acentede. Zaten haftada iki gün uçuş var Guangzhou’ya. Ben, on bir gün kalmayı planlıyordum. Hafta sonu alışveriş fırsatından bolca yararlanmak için gidişi Perşembe gününden aldım. Türkiye saatiyle akşam on ikiden ertesi gün ona kadar sürdü yolculuk. Yani anlayacağınız, on saatlik bir yolculuktan bahsediyorum. Neyse ki on saat sonra indik havaalanına. Vardığımda Çin’ de saat öğlen üçtü. Malum daha doğuda Türkiye’ den. Dolayısıyla arada beş saatlik zaman farkı var.

SHIN DA DI BIN GUA!

Ben Çin’in Guangzhou (Guanzou) şehrine gittim. İki sene önce ilk gidişimde, bu şehre direk uçuş yoktu. Sadece Pekin ve Şanghay şehirlerine gidebiliyorduk. Ama bu sefer şanslıydım ben biletimi almadan iki üç hafta önce Guangzhou’ya direk uçuşlar başlamıştı. Her neyse ilk gidişimde Şanghay’a 10 saatlik bir uçuştan sonra varmıştım. Oradan Guagzhou’ya da bir, bir buçuk saatlik bir yolu trenle gitmiştik. Trende kahve vazgeçilmez unsurlardan orada. Tadı da gerçekten çok lezzetliydi. Neyse ki tüm bunları bu kez yapmadım. Direk on saatte Guangzhou’ya uçtum.Uçaktan iner inmez telefona sarıldım ama bir de ne göreyim? Şarjım bitmiş, telefon kapalı. İçimden, “Ne yapacaksın Kasım şimdi sen?” dedim. Birden aklıma, ilk kaldığım otelin adı geldi, Shin da di Bin Gua! Hemen bir taksiye bindim ve şoföre, “Shin da di Bin Gua’ya” dedim. Adamın, “Okey!” demesiyle üzüntüm bir anda sevince dönüştü. Rahatça yaslandım arkama ve on beş dakika sonra otelin önüne yanaştık. Taksiden inip, otelin hemen yanındaki telefoncuya girdim ve telefonumu şarj ettim. Telefonum şarj olunca; bana otel bulmaları için, Çinli arkadaşlarımı aradım. Şimdi daha önce kaldığın otelde neden kalmıyorsun dediğinizi duyar gibiyim ama resepsiyonist, daha önce kaldığım fiyatın üç katını isteyince mecbur başka bir otele yerleştim.

ÇİN’DE TÜRK YEMEKLERİ….

Otele girişimi yaptıktan sonra, arkadaşlarımla önce akşam yemeğine, sonra da kahve içmeye gittik. Beni gördüklerine çok sevindiler. Tabi ben de onları gördüğüme çok sevindim. Bol bol sohbet ettik, haliyle çok da eğlendik.
Bir hafta boyunca sabah dokuzdan akşam altıya kadar işlerle meşgul oldum. Akşamları da yemek için, Sultan Restoranına gidiyordum. Yanlış okumadınız. Orada birkaç tane Türk restoranı var ve hepsi de insanın açlığını giderdiği kadar memleket hasretini de bir nebze olsun hafifletiyor. Ne de olsa yemekler Türk İşi. Unutmadan ekleyeyim; gece hayatı da ayrı güzel. Adım başı gece kulüpleri, barlar ve publar var. Hatta oralardaki sesin yeri inletecek kadar şiddetli olması, en dans sevmez insanı bile kaldırıp dans ettirebilir.

İngilizce’nin kuralı: Kuralsızlık

Şimdi bazılarınız, “Ne güzel iş için gitmiş, hem de gezmiş. İngilizcesini de geliştirmiştir” diye düşünüyorsunuzdur. Ama yanılıyorsunuz. O dönem için yarım yamalak olarak tabir edeceğim İngilizce bilgimi de kaybedip dönüyordum az daha. Toplumun büyük çoğunluğu, İngilizcenin i sini bilmiyor desem yeridir. Bilenleri de satıcılar. Onlar da gramer ya da kural diye bir şey kullanmadan sadece kelimelerle konuşuyorlar.

Aslında buraya ilk gelişimde de aynı şey olmuştu ama herhalde şaşkınlıktan fark edememiştim. Yanımda iki tane, kırk ila elli yaşlarında iş adamıyla gittim ilk seferinde. Onlar, Çinlilerle; özne, yardımcı fiil, nesne falan kullanmadan sadece tek bir fiille anlaşıyorlardı. Ben ise; “Aman yanlış bir cümle kurmayayım” diye çırpınıyordum adeta. Şimdi iyice anladım ki Çin’de İngilizce konuşurken tek kural kuralsızlık.

İş için bir kadına, “I want to ordering some bags”( biraz çanta yaptırmak istiyorum) dediğimde hiçbir şey anlamadı. Sonradan öğrendim ki sipariş için sadece, “Order” demek yeterliymiş. Ama İngilizceyi bizden daha çabuk öğrendikleri kesin ve dilleri İngilizceye bizlerden daha yatkın.

HİÇ BİTMEYEN YEŞİL ÇAY

Çin’de hangi restorana giderseniz gidin; sınırsız ve çok kaliteli bir hizmetleri var. Gittiğiniz restoran Japon, Türk, Çin, Rus fark etmez ne olursa olsun mükemmel hizmetleri var. Bir de Çinlilerin meşhur yeşil çayı.
Gittiğiniz restoranda, sandalyenize oturmanızla yeşil çay servisinin yapılması bir oluyor. Neredeyse hoş geldiniz demeden çay veriyorlar. Sonra da için diye dayatıyorlar sanki. Siz o masada oturdukça yeşil çay da oturuyor. Bir yudum alıyorsunuz, başınızda bekleyen garsonlardan birisi dolduruyor. İnanın bu durum sebebiyle bardağın dibini göremedim.

Alışveriş…

Hani gidenler söyler ya, “Çin, çok ucuzzz!” diye, evet tam da söylendiği gibi Çin gerçekten çok ucuz. İş, alışveriş, eğlence, gezme, yeme, içme her açıdan…
Her şey o kadar ucuz ki koli koli alası geliyor insanın. Kocaman yeraltı çarşısı var. Ama bu çarşı, bizim Aksaray’daki yer altı çarşısı gibi değil, üç-dört katlı ve her katı yüzlerce metre uzunluğunda. İşin güzel tarafı bir katında çocuk giyimine, diğerinde erkek, bir diğerinde de bayan giyimine ayrılmış. Bu da alışverişi kolay ve daha zevkli hale getirmiş. Çin’e gelen bir turist başka ne isteyebilir ki?
Bitti…

ÇİN’ DE YAPILACAKLAR LİSTESİ

Üzeri susamlı ballı ceviz tatlısını denemeden, hatta birkaç paket almadan Türkiye’ye dönmeyin. Çünkü tadı gerçekten damağınızda kalabilir.

Dünyanın en pahallı alışveriş merkezini görmek istiyorsanız Baiyun Friendship Shopping Center’a kesinlikle uğramalısınız. Dışarıya göre yüz kat pahallı olduğunu görüp sadece bakmakla yetinebilirsiniz ama üzülmeyin Çin’ de dünya markalarının ürünlerini çok ucuza alarak alışverişin keyfini çıkarın.

Şehrin kalabalığından, havasından, alışveriş yapmaktan gece dans etmekten yorulanlar için her köşe başında sıpa ve masaj salonları var. 10 lira gibi cüzi bir rakama masaj yaptırarak tüm yorgunluğunuzu ve stresinizi atmanızı tavsiye ederim.

Her yerde olmasa da seçkin kaliteli bir yerde Çin yemeklerini en azından gözünüze güzel görünenlerden birini tatmalısınız. Bu arada hazır Çin restoranında çatalı kaşığı bir kenara bırakıp çubuklarla yemeye çalışınız. Zor olabilir ama çok eğlencelidir.

Çin’ de olabildiğince fazla alışveriş yapmaya bakın. Hatta Türkiye’den getirdiğiniz kıyafetleri atıp yenilerini alabilirsiniz.


    Paylaş
Yazar hakkında
Editor

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız.


« Baharla gelen hapşırık: Bahar Nezlesi
Kuşlar gibi özgür… : ORNİTOLOJİ »
  • Popüler Haberler

    • Sıcacık, enerjik, dobra ve tabi ki de güleç yüzlü: Saba Tümer
      O Türkiye’nin gülen yüzü; kahkahalarıyla milyonların içini ısıtan bir programcı......
    • Kısa süreli hafızaya uzun süreli çözümler
      Salondan mutfağa aceleyle gidip sonra neden mutfakta olduğunu düşündüğün...
    • “Fenerbahçeliler Kulübü” açıldı!
      Melis KARAAHMETOĞLU 2011 bahar dönemi ile birlikte Koç Üniversitesi öğrenci...
  • Fotoğraflar

  • Etiketler

    alo altın altın işçiliği atakan atakan ılgazdağ bahçeşehir barbaros şansal bilgi brezilya fönü bu moda hiç değişmez büyükada büyükada gezisi cilt cilt bakımı dans detoks detoks zamanı eğitim eğitim haberi eğitim çince Finlandiya finlandiya gezisi gezi işçilik koç kültür sanat kürkler meditasyon moda namaste röportaj saba tümer saç sağlık sağlık haberi sağlıklı saç suar suar modacı teknoloji telefon televizyon yeditepe yunanistan yunanistan gezisi çince
  • Giriş


    Parolanızı mı unuttunuz?
    Kayıp parola
    Vazgeç
  • Takvim

    Mayıs 2011
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Nis    
     1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    23242526272829
    3031  




 

 
© 2011 Kampüs Dergisi
Ege Basın Yayın Matbaacılık Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.
info@kampusdergisi.com