• DERGİ
  • KAMPÜS
  • PROFİLİM
  • Yazarlar
  • Künye

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Röportajlar
  • Kültür-Sanat
  • Moda
  • Sağlık
  • Gezi
  • Spor
  • Teknoloji

Ana Sayfa » Röportajlar » Herkes izli, kimse değil izsiz, herkes ıssız…

Herkes izli, kimse değil izsiz, herkes ıssız…

Yazar: Editor    Etiket:  kolera röportaj, sago kolo, sagopa kajmer    Tarih:  Mart 16, 2011  |  Yorum yok



Rap müzikte fenomen olma yolunda hızlı adımlarla ilerliyorlar. Yunus Özyavuz ve hayat arkadaşı Esen Güler, gençler arasında giderek daha fazla hayran kazanıyor.

Selin GÜNGÖR

Takma adları, Sago, Kafkef, Küheylan… Bir de yol arkadaşı var; onun da takma adı Kolo. Yıllardır rap müzik için bir sürü anlamlı söz yazıyorlar ve meyvelerini albümleriyle dinleyicilerine sunuyorlar. Rap müzik dinleyici sayısı gün be gün artıyor. Onlar yazıp söylerken, sevenleri ve dinleyici kitleleri her yıl daha da büyüyor. Tanıyanlar onları zaten biliyor. Albümlerini alıyor, konserlerine geliyor. Sagopa Kajmer’i bilmeyenler için ufak bir hatırlatma; G.O.R.A filminin müziğini yapan, “Al bir de buradan yak” parçasının sahibi o. Asıl isimleri Yunus Özyavuz ve Esen Güler ama herkes onları takma adları ile tanıyor.

Söze “Bendeki sen” albümü ile başlamak istiyorum. Sözler yine iddialı ve akılda kalıcı. Albümün çıkması ne kadar zaman aldı? Albüm bittiğinde sizin düşünceleriniz neydi, neler hissettiniz?

Sagopa Kajmer: Albüme başlarken aklımda ilk düet albümün özelliklerini korumak vardı. Her albümde belli bir özellik olmalı. Sololarımız da ayrı, beraberce yaptığımız kayıtlar da apayrı. Bendeki sen albümü için uzun süre altyapı üzerinde çalıştım. Daha sonra sözlerimizi beraberce düzenledik. Yazdıklarımızın birbirinden uzaklaşmaması için fikir alışverişi yaptık. Bu ciddi bir çalışma. İnsan solo albüm yaparken dilediği gibi davranabiliyor ama ortak bir işte mutlaka beraberce hareket ediliyor. Bu yönüyle bence kolaylık sağlıyor; şarkılarda herkesin bir bölümü oluyor. İş kolaylaşıyor ama genele bakınca solo albüm yapmaktan daha zor olduğunu görüyorum. İşini severek yaptığın vakit her şey kolayca oluyor. Albüm bittiğinde defalarca baştan sona dinledim. “Çok güzel olmuş ellerimize sağlık’’ dedim. Ben bir rap albümünden ne bekliyorsam onu ortaya koyuyorum. Sonuçta bu bizim emeğimiz ve her şeyiyle değer taşıyor. Çok da iyi hissettik kendimizi.

Kolera: Sago, albümün altyapıları için oldukça sıkı bir çalışma içine girdi; bir albümün müziklerini hazırlamak, sözlerini yazmak, kayıtlarını almak ayrı ayrı zaman alan işler. Albümü çıkartan plak şirketi de biz olunca iş sayısı ikiye katlanıyor. Buna rağmen düzenli çalışmanın meyvesini alıyoruz. Albüm bittiğinde birbirimizi tebrik ettik. Çünkü Sago’nun da değindiği gibi iki atı birbirine bağlarsanız, atlar daha az yorulur ama daha yavaş koşarlar çünkü uyum ayrı bir performans gerektirir. İşte tam bu noktada ahenkle koşabildiğimizi biliyoruz. Sololarımız haricinde 50 civarında düet eserimiz var; “bir albüm daha bitti” dedik, duygulandık ve tebrikleştik. Sizlere de albümü beğendiğiniz için çok teşekkür ederiz.

Hitap ettiğiniz kitle hakkında neler söylemek istersiniz? (Melankolik bir müzik yapılıyor ve daha çok melankolik takılan insanlar sizi dinliyor.)

Sagopa Kajmer: Bu bence sadece dağları görmek. Oysaki onların üzerinde nice mağaralar vardır. Dinleyici her yerde. Benim müziğimi ve liriğimi kendine yakın hisseden herkes dinliyor. Zaten tüm dünyaya bakın en sevilen yıldızları gençler dinler; ve bize bir nevi paramızı o gençler kazandırır. Bizler onları belli bir kitle olarak görmüyoruz. Artık onların aileleri de bizimle beraber. Geniş bir yelpaze bu. Polisler, askerler, öğretmenler, ressamlar, müzisyenler ve daha neler neler. O nedenle ben dinleyicimi asla sınıflandıramam. Aslında işin gerçeği herkes melankolik takılıyor. Kişileri bir de onlar yalnızken izleyin. İnsan doğasında vardır bu. Derin mevzu bunlar.

Kolera: En pozitif insanlar bile hüzünlenir, hüzün mutluluktan daha çok hayatımızda ve kimse hüzünlüyken mutlu bir şeyler dinleyip kafasını dağıtmaz, hüznünü yaşamak ister. Sert ya da oynak bir müzikle def edebileceğiniz duygu ancak kızgınlık olabilir; ateşiniz bir süre sonra söner ama hüzün sonuna kadar yaşanmadıkça içten atılmaz bir duygu. Bu nedenle bizim müziğimiz herkese hitap ediyor. Her ne kadar yorucu bir şekilde seslendirmesek de, akışı nedeniyle rap dediğinizde kaçan insanlar için halen tabuyuz, şüphesiz daha çok gençler tarafından dinleniyor ve destekleniyoruz. Zaten bu dünyanın her yerinde böyle müzik=genç.

İlk albümlerinizdeki parçalara oranla son yazılan parçalar daha fazla dini unsur içeriyor. Küfürlü tarz yerini maneviyata bırakmaya başlıyor. Bunun sebebi nedir?

Sagopa Kajmer: İlk ya da son yok. Zaman akıp gidiyor. Fikirler çiçekler gibi büyüyor ve ölüyor. Yeni fikirler doğuyor, kimi uzun kimi kısa kalıyor. Yanlışlar ve doğrular değişiyor. Fikrim neyse zikrim o oluveriyor. Dini unsurlar eskiden de vardı şarkılarımda. “Tamu Otobüsü’’ adlı şarkımda, “Düşünen Ceset’’, “Küheylan’’, “Bağdat’’, “Bir Savaş Bin Ölü’’, “Terör Damlaları’’ vs vs… Ben konusuz rap yapıyorum, benim konum yok. Ben her şeyi söylüyorum bir şeyi değil.

Kolera: Sago kitap gibi konuştu. Ne eksik ne fazla…

Melankolia Müzik’in kuruluş öyküsü ve bugüne geliş hikayesini kısaca anlatır mısınız?

Sagopa Kajmer: Vatani görev öncesinde şirketimizi kurduk. Geri dönüşte faaliyete geçtik. 2005 yılından bu yana aktifiz. Aslında hikayesi pek de yok. Plak şirketi kuralım dedik ve kurduk. Nasip kısmet ilerliyoruz.

Kolera: Ben çok koşturduğum için sanırım bende çok fazla hikayesi var. “Kurda sormuşlar neden ensen kalın, kendi işimi kendim görürüm’’ demiş; bizimkisi de o hesap başladı. Plak şirketlerinin aldatmacalarından ve sözlerine sadık kalmayışlarından yılmıştık, enerjimizi tamamen bu işe odakladık. Sago askere gitmeden hedefimiz olanı çok şükür gerçekleştirdik. Gerçekten o zamanki halimi düşününce duygulanıyorum, Unkapanı’na gidişim, onlarca kapı çalışım, mafyavari suratlar derken, iyi insanlara rastlayışımızla başlayan ve yıllardır süregelen bir serüven Melankolia’mız… Şimdi her şey daha profesyonel yürüyor, bizler de daha deneyimliyiz. Melankolia da kalemiz.

Sözler yazılırken nelere dikkat ediyorsunuz? Sözleri yazarken etkilendiğiniz biri var mı?

Sagopa Kajmer: Ben kendimce yazıyorum. Yazarken her cümlenin kendi içinde güzel anlamlar içermesine özen gösteriyorum. Şarkı bitsin diye söz dolduranlardan değilim. O nedenle söz yazarken ince eler, sık dokurum. Kimseyi örnek almam, örnek alınmak isterim. Yaşadıklarımı anlatırım, etrafımdakilerin yaşadıklarını da harmanlarım. Ne hissedersem odur.

Kolera: İçimden geldiği gibi yazarım. Zaten yapmayı sevdiğim şey rap, yani kendi kelimelerimle kendi duygularımı anlatmak. Bu nedenle kimsenin duygularına ihtiyacım yok, tek ihtiyacım olan anlatırken doğru ve dokunaklı kelimeleri seçmek. Acaba bu kelimenin yerini alabilecek daha iyi bir kelimem var mı diye düşünmek. Bir de çok fazla söz yazma sonucu tekrar edebilecek kelimelerden kaçınırım. Yaşadığım-yaşamadığım iyi kötü her şey, konum olabilir.

Sahnede performanslarınızı sergilerken yaşadığınız ve unutamadığınız anı nedir?

Sagopa Kajmer:Hangi konserimde olduğunu hatırlayamıyorum ama bir konserimde şarkımı söylerken dinleyicilerime dokunmak istemiştim. Feci bir elektrik akımına kapıldım. Çarpıldım. O ara şarkıya nasıl devam ettiğimi hatırlamıyorum ama feci bir çarpmaydı. Bir de turnenin bir iki konserinde elektrik kesintisi oldu, o ara şarkıyı mikrofonsuz bağıra bağıra söyledim tüm arenadakilerle. Şartlar çok zordu ama eğlenceye dönüşmüştü. Daha çok anım var. Ankara 2006 konserimde evlilik yüzüğümü dinleyicilere el verirken düşürmüştüm. Şarkıyı söylemeye devam ediyordum ama aklımda neler neler dönüyordu. Gitti yüzük derken sağ olsun bir sadık dinleyicim bana yüzüğümü uzattı. O anı unutamıyorum. Derin bir oh çekmiştim. Anılar biter mi hiç?

Kolera: “Soğuk Küvet’’ adlı şarkımı bütün salon hep bir ağızdan okuduğunda çok fena olmuştum. O zamana kadar bana hiç o denli eşlik edilmemişti. Bir an mikrofonu indirdim, nakaratı onlara bıraktım, gözlerim “şimbil şimbil’’ oldu. Ağladım, ağlayacağım o kadar zor devam etmiştim ki şarkıya; o günü asla unutamam. Aslında benim sorunum hatırlamakla ilgili değil unutmakla ilgili. Ben her şeyi çok detaylı hatırlıyorum.

Dünden bugüne rap müziğin içerisinde geçen yıllarda, Sago ve Kolo neydi? Şimdi ne oldu?

Sagopa Kajmer: Önceden keşfedilmemiş bir Sago’ydum şimdi keşfedilmiş bir Sago’yum. Önceden bekar bir Sago’ydum şimdi evli bir Sago’yum. Önceden plak şirketlerine para kaptıran genç rapçi Sago’ydum şimdi plak şirketi patronu Sago’yum.

Kolera: Dün anlaşılması güç sözler yazardım. Az kişiye ulaşırdım, bugün insanların dilinden konuşmayı öğrendim, onlara ulaşmayı da. Önceden çirkin ördektim, şimdi birçok kişinin prensesi… Önceden bana ağız dolusu küfrederlerdi, şimdi ağız dolusu övgü yağdırıyorlar. Önceden rapi bırak derlerdi, şimdi yeni albüm ne zaman diye soruyorlar. Önceden aşkın yalan diyorlardı, evlendim. Şimdi çocuk ne zaman diye soruyorlar. Önceden sadece birkaç şarkım vardı, şimdi yüzü aşkın eserim var. Önceden bu kadar sevmezlerdi, artık çok seviyorlar.

Sizin rapinizi diğerlerinin rapinden ayıran en büyük özellik ne?

Sagopa Kajmer: Söz ve müzik. Ortaya çıkan güzel ve kaliteli işlerimiz. Doğruluk ve dürüstlüğümüz. Kendimiz oluşumuz. Türkiye’de rap yaptığımızı unutmamamız.

Kolera: Sago’nun söylediklerine ek olarak bir de samimiyetimizi ekleyebilirim.

Son olarak yakın gelecekteki planlarınız, çalışmalarınız neler olacak? Konserler var mı?

Sagopa Kajmer: Benim üzerinde çalıştığım yeni solo albümüm var. Yurtdışı konserlerimiz
var. İstanbul’da yapılacak olan büyük konser var.

Kolera:“Bendeki Sen” albüm turnesi için yirmiyi aşkın il gezdik. Baharda bir Hollanda konserimiz olacak inşallah. O ara diğer yurtdışı konser tekliflerini değerlendireceğiz. İstanbul konseri için çalışmalar devam ediyor. Sago solosunun müziklerine, ben de kendi solomun sözlerine başladım. Radio Mic Beatz de sevenlerimin sorularını yanıtlamaya yönelik bir de radyo programı hazırlıyorum. Melankolia’dan yeni yeteneklere bu yıl da albüm konusunda destek vermeye çalışacağız. Aklımızda çok proje var. Hayırlısı…


    Paylaş
Yazar hakkında
Editor

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız.


« Pop dünyasının genç,yakışıklı & yetenekli yeni sesi: Berkay
Soğuğa karşı Valenki »
  • Popüler Haberler

    • Sıcacık, enerjik, dobra ve tabi ki de güleç yüzlü: Saba Tümer
      O Türkiye’nin gülen yüzü; kahkahalarıyla milyonların içini ısıtan bir programcı......
    • Kısa süreli hafızaya uzun süreli çözümler
      Salondan mutfağa aceleyle gidip sonra neden mutfakta olduğunu düşündüğün...
    • “Fenerbahçeliler Kulübü” açıldı!
      Melis KARAAHMETOĞLU 2011 bahar dönemi ile birlikte Koç Üniversitesi öğrenci...
  • Fotoğraflar

  • Etiketler

    alo altın altın işçiliği atakan atakan ılgazdağ bahçeşehir barbaros şansal bilgi brezilya fönü bu moda hiç değişmez büyükada büyükada gezisi cilt cilt bakımı dans detoks detoks zamanı eğitim eğitim haberi eğitim çince Finlandiya finlandiya gezisi gezi işçilik koç kültür sanat kürkler meditasyon moda namaste röportaj saba tümer saç sağlık sağlık haberi sağlıklı saç suar suar modacı teknoloji telefon televizyon yeditepe yunanistan yunanistan gezisi çince
  • Giriş


    Parolanızı mı unuttunuz?
    Kayıp parola
    Vazgeç
  • Takvim

    Mart 2011
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Şub   Nis »
     123456
    78910111213
    14151617181920
    21222324252627
    28293031  




 

 
© 2011 Kampüs Dergisi
Ege Basın Yayın Matbaacılık Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.
info@kampusdergisi.com