• DERGİ
  • KAMPÜS
  • PROFİLİM
  • Yazarlar
  • Künye

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Röportajlar
  • Kültür-Sanat
  • Moda
  • Sağlık
  • Gezi
  • Spor
  • Teknoloji

Ana Sayfa » Röportajlar » Kampüsle TV stüdyoları arasında geçen bir hayat: Yelda Kırçuval

Kampüsle TV stüdyoları arasında geçen bir hayat: Yelda Kırçuval

Yazar: Editor    Etiket:  röportaj, tv, yelda kırçıval    Tarih:  Şubat 14, 2011  |  Yorum yok



Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi RTC öğrencisi Yelda Kırçuval, kendine olan sonsuz güveniyle Türkiye’de zoru başarmış biri.

Mesleğini habercilik olarak seçmiş ve buna kendisini adamış. Aslında o radyoculuktan gece haberlerine kadar haberin her alanında yer almış bir isim. Genç, başarılı ve dinamik.

Yapacak çok projesi var Yelda Kırçuval’ın… Bugünlerde kariyerini, ATV’de program yapımcısı ve reklam yüzü olarak devam ettiriyor. Televizyonla tanışmanız nasıl oldu ve hangi aşamalardan geçtiniz?
Yaklaşık on yıllık mesleki geçmişim var. Radyolarla başladım. Kısaca anlatayım… Çalıştığım kurumun radyolarında 1998 yılında başladım. O zaman beş tane radyo vardı hatırladığım kadarıyla:
Şık Fm, Radio Sport, Kiss Fm; bir iki tane daha vardı hatırlayamıyorum. Radyolarda haber sunarak başladım. Bu ufak anekdotu belirtmek istiyorum. O zaman işi bilmiyorum, haber nasıl yazılır, nasıl yapacağım… Onun telaşıyla kendimi Atv radyolarında buldum, kısa bir süre çalıştım. Daha sonra seslendirmeler yaptım, uzun bir süre o dönemin dizilerinde dublaj yaptım, belgesel seslendirdim.

Hangi diziler vardı o zaman?
Şöyle bir hatırlayayım. “Deli Yürek” vardı, “Sıcak Saatler” diye bir dizi vardı, Mehmet Aslantuğ’un. Bir de Ebru Gündeş’in dizisi vardı “Sen Allahın Bir Lütfusun” gibi bir şeydi adı sanırım.

Peki sonra?
Sonra televizyona çıkmam lazım, ekranda olmam gerek peki ne yapmalı? Bir televizyondan başlayacağım. HBB televizyonunda ana haber sundum uzun bir süre. Orası benim için bir okul oldu. Aynı zamanda işin muhabirlik kısmını, editoryal tarafını, programcılık, yapımcılık, kurgu, montaj. Her şeyi HBB’de öğrendim. Yıl da 1999. Burayı anlatmadan geçmek haksızlık olur diye düşündüm o yüzden detayı anlattım. HBB’den sonra Show Tv’ye geçtim Reha Muhtar döneminde. Show TV’de yine haberde çalıştım. Gece Haber Hattı’nı hazırlayıp sundum. Show TV’den sonra İstanbul TV var arada, TV5 var yine ana haber spikerliği. Haberde artık belli bir noktaya geldiğim için bir süre sonra dedim ki acaba programa mı geçsem? Çünkü televizyon sektöründe esnek olmak gerekiyor, tek bir konuda uzman olmayacaksınız, o cebinizde olsun ama başka konularda da bir şeyler yapmak gerekiyor. Atv’den önce TRT2’de program yapıyordum. Bir aktüel programdı. Orası da bana çok şey kattı.

TRT’nin sizin için önemi ayrı olmalı o zaman…
Ben TRT’den bu işin eğitimini aldım yaklaşık 4 yıl boyunca. TRT’den eğitim aldığım için görev yapmak ayrı bir keyif oldu. Buraya gelme sebebim: televizyon sektöründe işinde duayen insanlar fazlasıyla var ama bir noktada buluşmamız bazen zor olabiliyor.
Kadın erkek eşitliği diye bir şey yok!

Program yapımcılığı yapıyorsunuz. Ekibinizi siz mi kuruyorsunuz? Bu ekipler kurulurken neler göz önüne alınıyor? Mesela kadın erkek ayırımı oluyor mu?
Aslında hep konuşulur ya erkekler televizyon sektöründe biraz daha baskındır. Özellikle yönetici konumundaki kişiler hep erkektir, bu hep tartışılır ama ben 10 senedir bu sektörde çalışıyorum ve çok rahat çalışıyorum. Tabii ki sabahladığımız zamanlar da oluyor. Ekip kurarken mesela diğer yapımcı arkadaşlarım da zaman zaman şöyle bir espri oluyor. Mesela bir montajcı alacağız erkek mi olsun kadın mı olsun diye değil işinde iyi olan iki kişi var diyelim. Biri erkek biri kadın şöyle düşünüyoruz. Kadın belli bir süre sonra bedenen yorulabilir çünkü montaj çok ağır bir iştir. Biz hangisini tercih edelim; sabahlayacak, yorulacak, uzun saatler geçirecek. O noktalarda kadın erkek ayrımı oluyor kısmen. Kadın erkek eşitliğine asla inanmıyorum ben çünkü öyle bir eşitlik yok. Eşit miyiz sence?
Eylül: Bence eşitiz. Eşit haklara sahibiz.
Haklarımız eşit olabilir ki o noktada da hala çok tartışılır. Hangi noktalarda eşitiz? Bence tam olarak eşit değiliz.

Bir süre büyük kanallarda anchorwomanlık yaptınız. Şimdi ise program yapımcılığı ve reklam filmleriyle ilgileniyorsunuz. Aynı sektörde iki farklı alan. Size anchorwomanlığı bıraktıran sebep neydi?
Bırakmadım aslında. Şöyle ki; o benim hayatımın vazgeçilmez bir tarafında hep yer aldı. Haber sunmak bambaşka bir şey. Zamanında haber sundum, haber merkezlerinde görev yaptım. Şu anda da haberciliğin getirdiği avantajları kullanıyorum. Program da bir nevi haber, reklam çekerken de onun avantajlarını kullanıyorsunuz. Şu anda haber sunmuyorum ama ilerleyen yıllarda ya da aylarda belki haber sunabilirim.

Diksiyon dersleri veriyorsunuz. Peki, siz diksiyon dersini kimden aldınız ya da kimden almak isterdiniz? Türkiye’de ve dünyada örnek aldığınız biri veya birileri var mı?
Diksiyonu çok iyi olan hocalarımın hepsi diyebilirim, hepsi TRT kökenli eğitmenler. Ben de onlardan aldım bu işin eğitimi16 Şubat 2011. Onların bana ilk aylarda söylediği şey; “Sen bir şeyler yapabilirsin, sende görüyoruz bir şeyler ama biraz daha çalışman gerekiyor bu ses tonunun üzerine ya da İstanbul Türkçesi’ni oturtturman gerekiyor” dediler ve çok da uğraştılar benimle. Hepsi çok değerli isimler. Aklıma gelenleri hemen saymak isterim. Orhan Ertanhan, Tuna Huş, Gökhan İçöz… Hepsi çok değerli isimler benim için. Onlardan aldığım eğitimle, bana verdikleri naçizane izinle şu an diksiyon dersleri veriyorum. Çok da keyif alıyorum ama ben de hala öğreniyorum.

Eğitim hayatınızdan bahsetmek istiyorum. Yeditepe Üniversitesi Radyo Sinema Televizyon bölümü öğrencisisiniz. Hem bu kadar yoğun tempoda çalışmak hem de okulda aktif olmak günlük hayatınızı aksatmıyor mu? Okulda veya iş hayatınızda ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
O dengeyi kurdum ben. Yeditepe Üniversitesi’ne başladığımda, 2005 yılında, 6 yıldır mesleğimi yapan biriydim. Belli bir kariyer ve donanımla İletişim Fakültesi’ne girdim. Anlayışlı hocalarımın hepsine çok teşekkür ediyorum ama zorluklar oluyor. Bitmek üzere ama yine de sıkıntılar yaşıyorum.


Siz zaten mesleğinizde başarılı bir kadınsınız. Üniversite eğitimine neden ihtiyaç duydunuz? Çünkü insanlar iş sahibi olabilmek için üniversite eğitimi alıyorlar.
Ne güzel bir soru… Ben bu okulda okuduğum süre boyunca bütün meslektaşlarım, çalıştığım ekip arkadaşlarım bana bunu sordu. Neden? İşi bilerek, bildiğin işin akademik çatısı altında öğrenci statüsünde okumak çok zor. Psikolojik olarak da. Benim Yeditepe Üniversitesi’nde olma sebebim burslu kazandığım için. Başarı bursu ile okuyorum ve bu benim için çok değerli.

Nasıl aldınız başarı bursunu?
Öğrenciler beni çok iyi anlayacaklardır. Belirli bir ortalama var ve o ortalamayı düşürmediğiniz müddetçe başarı bursu alıyorsunuz. Çalışarak okumak çok zor. Anlayışlı hocalarım var, desteklerini çok görüyorum.

Yalnız yaşayan bir kadın mısınız? Bildiğim kadarıyla bekârsınız. Aile kavramı bu meslekte biraz zor, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Genelde televizyon camiası içinde yer aldığınız zaman sanki hiç aile kuramazsınız gibi. Özellikle kadınlar için evlilik denilen kurumun içinde kalmak ve onu idame ettirmek zor gibi gözükür. Ben bu kadar olumsuz bakmıyorum. Şu an evliliği düşünmüyorum ama mutlaka düşüneceğim ve evleneceğim. Bir sıkıntı olacağını sanmıyorum.

Belki aynı meslekten olursanız sizi anlayan bir eşiniz olabilir. Ya da rakip mi olursunuz?
Mi acaba? Aynı kanalda aynı işyerinde bir düşününce evet sıkıntı olabilir…

Yine televizyon, yine televizyon

Yapımcılık kariyerinizde ulaşabileceğiniz en son nokta mı? Hayata geçirmek istediğiniz başka projeleriniz var mı?
Yapmak istediğim çok şey var. Olmak isteyip kendimi gördüğüm bir nokta var, orada olacağımı da biliyorum ama o kısmı söylediğinizde ukala, megaloman oluyorsunuz. Bir nokta var evet. O noktada olacağım. Ben bu hedefi ortaokul, lise yıllarında koydum. Arkadaşlarım çok dalga geçerdi. Şu anda buradayım ama daha yapacağım ve yapmak istediğim çok şey var.

Son olarak da eğer bu mesleği seçmeseydiniz ne olmak isterdiniz? Neden?
Tüm samimiyetimle söyleyeceğim; bu mesleği seçmeseydim yine ben bu mesleği seçmek isterdim. Başka bir mesleği hayatımı idame ettirmek adına yapmak zorunda olduğum için seçerdim. Bu konuda kendimi çok yetenekli ve rahat hissediyorum. İşimi yaparken mutluyum. Bazen 24 saat çalışıyoruz. Beden yorgunluğu var ama inanılmaz keyifli. Başka bir iş yapmak istemezdim. Yine televizyon, yine televizyon…


    Paylaş
Yazar hakkında
Editor



İlginizi çekebilir

Üniversitedeki dostluğu müzikle buluşturdular: Gece Yolcuları
Tanıdık bir melodi onların ki… Derinden, candan, en içten. Biraz melankolik, biraz romantik, biraz asi ama sonuçta hep seni, beni ve bizi anlatıyorlar. Önce radyodan duyduk seslerini. “Kim bunlar?” , “Ne...


”Varoluşum müzik” : Cem Adrian
''Müzik hayatınızdaki her şeyi alır ama gerçekten karşılığını verir; ama her şeyi aldıktan sonra'' Melis KARAAHMETOĞLU Saat 19:00 ’a doğru Cem’in akşam sahne alacağı bir mekana doğru yol alıyoruz...


“Kalp kalbe karşı” dedi, ardından “son öpücük” ile kalbimizi kazandı… : Aslı Güngör
Hepimizin bir ideali var. Önceden hedeflerimizi koyup, belli bir çizgide hayatımızı sürdürmek isteriz. Ve karşımıza öyle örnekler çıkar ki, ayakta alkışlamak isteriz; Aslı Güngör de o örneklerden. Üniversite...


Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız.


« Orta Çağ hatırası, Sovyet izleri
Gelişen yüksek teknolojinin son ürünü: IPTV »
  • Popüler Haberler

    • Sıcacık, enerjik, dobra ve tabi ki de güleç yüzlü: Saba Tümer
      O Türkiye’nin gülen yüzü; kahkahalarıyla milyonların içini ısıtan bir programcı......
    • Kısa süreli hafızaya uzun süreli çözümler
      Salondan mutfağa aceleyle gidip sonra neden mutfakta olduğunu düşündüğün...
    • “Fenerbahçeliler Kulübü” açıldı!
      Melis KARAAHMETOĞLU 2011 bahar dönemi ile birlikte Koç Üniversitesi öğrenci...
  • Fotoğraflar

  • Etiketler

    alo altın altın işçiliği atakan atakan ılgazdağ bahçeşehir barbaros şansal bilgi brezilya fönü bu moda hiç değişmez büyükada büyükada gezisi cilt cilt bakımı dans detoks detoks zamanı eğitim eğitim haberi eğitim çince Finlandiya finlandiya gezisi gezi işçilik koç kültür sanat kürkler meditasyon moda namaste röportaj saba tümer saç sağlık sağlık haberi sağlıklı saç suar suar modacı teknoloji telefon televizyon yeditepe yunanistan yunanistan gezisi çince
  • Giriş


    Parolanızı mı unuttunuz?
    Kayıp parola
    Vazgeç
  • Takvim

    Şubat 2011
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
        Mar »
     123456
    78910111213
    14151617181920
    21222324252627
    28  




 

 
© 2011 Kampüs Dergisi
Ege Basın Yayın Matbaacılık Bilişim Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.
info@kampusdergisi.com